İran Bayrağı

İran İslam Cumhuriyeti bayrağını üstten alta doğru sıralarsak, yatay olarak aynı kalınlıkta, yeşil, beyaz ve kırmızı üç şeritten oluşuyor. Bayrağın ortasındaki amblemde Arapça Allah yazısının süslemesini ve kutsal şehitlik seviyesi sembolü olan lale çiçeği görünümüyle zenginleştirildiğini görebilirsiniz. Yeşil bandın alt kenarında ve kırmızı bandın üst kenarında 11er adet kufi yazıyla “Allah-u Ekber” yazar. Resmi adı İran İslam Cumhuriyeti, Güneybatı Asya’da yer almakta. Güneyde Fars ve Umman Körfezi, kuzeyde ise Hazar Denizi ile çevrilidir. Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Pakistan, Afganistan ve Türkmenistan ile kara sınırına sahiptir. 2012 yılı tahmini İran nüfusu 76 milyon kişi civarındadır. Resmi dili Farsçadır. Ülke nüfusunun; %51’ini Farslar, %24’ünü Azeriler, %8’i Mazandariniler ve Gilakiler, %7’sini Kürtler, %3’ünü Araplar, %2’sini Türkmenler (Meşhed), %2’sini Baluşiler, diğer %2’sini Lurlar ve geri kalan nüfusun %1’ini de başta Ermeniler ve Kazaklar olmak üzere diğer etnik azınlıklar oluşturuyor. İran’ın resmi kullanılan para birimi İran riyalidır fakat halkın kullandığı para birimi tümendir. 1$ 30.000 riyal yani halkın kullandığı 3.000 tümendir. Yani bir sıfır kaldırılıyor. İran Türkiye’den bir buçuk saat ileridedir.

Tahran

Tahran hem İran’ın başkenti hem de en büyük şehridir. Aynı zamanda İslam devrimi mücadelesinde önderlik yapmış bir şehirdir. Bu devrim hem Müslüman aleminde ve hem de tüm dünyada türünün tek örneğidir. Tahran’ın nüfusu 14 milyon cıvarındadır. Tüm İran nüfusunun yüzde 5te biri Tahran’da yaşamaktadır. Tahran ismi farsça da sıcak yer anlamına gelmektedir. Burada yaz aylarında sıcak dönemler bir hayli yoğun yaşanır.

Azadi Meydanı, Tahran

Şehrin güneyinde yaşayan halk daha aşağı sınıftan ve daha yoksul kesimdendir. Yerleşim yerleri geleneksel tuğla evlerden ve tek katlı yapılardan oluşmuştur. Tahran’ın kuzey bölümü ise halkın üst sınıfta yaşadığı yerleşim yeridir. Buradaki evler villa evleri mimarisinde yapılmıştır ve geniş bulvarlarıyla, sık restoranlarıyla şehrin zengin kesimidir. Metro ağı toplam 5 hattan oluşmaktadır. Toplam 60 istasyondan oluşan metro ağının uzunluğu ise 140 kilometredir. 1999-2000 döneminde kullanıma açılmıştır.


İrangezirehberi.com ile İran seyahatinizi planlayın ve Orta Asya’nın görkemli ülkesine ilk adımı atın! İran, göz alıcı mimari eserleri, büyüleyici doğa ve uçsuz bucaksız çöl manzaraları, öğretici kültürü ve ön yargılarınızı kıracak derecede şaşırtıcı misafirperverliği ile dünya üzerinde yer alan en değerli ve en merak edilen çok özel ülkelerden biridir. İslam dünyasının Şii Müslüman nüfusunun tamamını topraklarında besleyen İran, çok kültürlü bir mozaik başyapıtıdır. 3000 yıllık Pers kültürü, antik Persepolis kalıntıları, dünyanın yarısı İsfahan’ın görkemli tarihi eserleri, olağanüstü Kaçar konakları, dünyaca ünlü ışıltılı müzeleri, cennetten bir köşe gibi olan Safevi bahçeleri, turkuaz renkte çini ve elmas işlemeli mekânları İran’ı görkemli kılan başlıca özellikler arasında. İran’a gitmek için aslında birçok neden sıralayabilirim. İran Gezi Rehberi’ni tamamen okuyup bitirdikten sonra eminim ilk işiniz İran uçak bileti bakmak olacaktır. Modern başkent Tahran başta olmak üzere İran’ın hemen hemen tüm şehirleri, içerisinde geleneksel kültürün o muhteşem izlerini barındırıyor. Misafirperver halkı, parklara çadır atan aileler, gençlerin gelyan (nargile) tutkuları ve restoranlarında pişen İran mutfağına özgü lezzetli yemekler buranın geleneksel yapı taşlarını oluşturuyor.

İslami eserlerinin yanı sıra arkeolojik açıdan da hala keşfedilmemiş olan ve hala keşfedilmeyi bekleyen pek çok eserin bulunduğu İran, mevcut yapısı gereği sunmuş olduğu İslam turizminin yanında gelişmiş ve modernize olmuş şehir yaşantısı ile her yaştan birçok ziyaretçiye hitap edecek canlılığı ve enerjisi ile gezinizi olabildiğince en rahat ve keyifli şekilde geçirmenizi sağlayacaktır.

İran gezilecek yerler bakımından o kadar zengin ki her şehri ayrı bir tarihe kapı açıyor. Mescitleri, sarayları, kapalı çarşıları, müzeleri ve doğal güzellikteki park ve bahçeleri ile İran’ı, adeta yeryüzündeki bir cennet olarak adlandırabilirim. Bu zenginlikleri görmek adına sizi de İran’ı görmeye davet ediyorum.

İran’a bir gezi planlıyor olabilirsiniz ve belki de bu planınızı çevrenizdeki arkadaşlarınıza, eş ve dostlarınıza da söylemişsinizdir. Fakat genelde hep; “İran’a sakın gitme”, “İran’da şeriat var” ve “İran çok kötü bir ülke” gibi uzayıp giden sözler söylemişlerdir. İran’a ilk seyahatimi 2013 yılının Haziran ayında yapmıştım. O zamanlar İran’a gidiyorum dediğimde çevremdeki insanlar bana yukarıda yazdığım sözleri söylemişlerdi. Belki siz de bu sözlere maruz kaldınız ya da gidecek olanlar maruz kalacaktır. İran’a aslında hep bir ön yargı ile yaklaşmışızdır. Bu ön yargı ne yazık ki halen daha günümüzde devam etmekte. Oysaki İran öyle sanıldığı kadar kötü ve tehlikeli bir ülke değil ve hiç olmadı da zaten. Yanı başımızda komşumuz olan İran, gözden ve gönülden hep ırak olmuştur.

Yukarıda da bahsettiğim gibi İran’a mutlaka bir kere de olsa gitmeliyiz. İran, dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan toplam on dokuz (19) UNESCO Dünya Mirasını içerisinde barındırıyor. İran’a gitmek için pek çok neden var aslında. Altın sarısı çölleri, karlı dağları, yoğun yağış alan ormanları güzel manzaralara kapı açıyor.

İslam kültürünü ve eski Pers tarihinin son derece zengin havasını burada soluyabilirsiniz. Bu asırlık gelenekleri günümüze taşıyan şairlerin anıtlarını, sanatçı ve tüccarları her köşe başında görebilirsiniz. Olağanüstü Pers mimarisi ve Safevi eserleri çöller arasında bin yıllık hâkimiyetini sürdürüyor. Modern İran, kaotik trafik kalabalığı içerisinde, lüks yaşantısı ve şık giyimli insanlarını düşük gelirli halkı ile çok iyi bir şekilde harmanlamış olduğunu göreceksiniz. İranlıların kuşkusuz şimdiye kadar gezdiğim ülkeler arasında en arkadaş canlısı insanlar olduğunu söyleyebilirim. Bir dükkâna uğradığınızda hemen size bir çay veya şekerleme ikram edilir. Türk olduğunuzu öğrendikleri zaman ise evlerine bile misafir edebilecek kadar samimi ve sıcak insanlardır.

İran’ı, dört mevsim tüm yıl boyunca ziyaret edebilirsiniz. Doğa, kültür ve tarih meraklıları için eşsiz bir coğrafya burası. Orta doğunun mistik atmosferini burada soluyabilirsiniz. Dünyanın en büyük su mağarası, en sıcak çölleri ve yüksek dağlarını burada bulacaksınız. Zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yapan İran, deneyimli seyahat edenler ve seyahatini yazıya dökenler tarafından hep dünyanın en misafirperver ve en iyi gezilecek ülkelerinden biri olduğunu söylemişlerdir.

Başkenti Tahran olan İran’ın resmi dili Farsçadır. Türkiye’nin doğusu ile sınır olan İran’ın kuzey kesimlerinde Türkçe dili anlaşılabilir derecede konuşuluyor. Tebriz, Türk turistler için konuşup anlaşmada en ideal şehirlerden biri. Burada Azerbaycan Türklerinin yaşıyor olduğunu göreceksiniz. Tebriz’de Azerbaycan Türkçesi ile konuşan yerel halk ile iletişim kurmakta sıkıntı çekmeyeceksiniz.

Müslüman bir ülke olan İran, mezhep olarak Şii inancı ve on iki imam (İsna Aşeriye) rehberliğini benimsiyor. Burada 3 vakit ezan okunur ve namaz kılınır. Ezanları, ülkemizde okunan ezanlardan farklılık gösterir. 1979 yılında İran İslam Devrimi’nden itibaren ülkenin resmi adı “İran İslam Cumhuriyeti” olmuştur.

Eğer zihninizde halen daha yer edinmiş İran’a olan ön yargılarınız varsa, o zaman İran gezi rehberini karıştırmaya devam edin. Rehber, size İran gezinize yönelik seyahat ipuçları, yeme-içme, konaklama, güvenlik, ulaşım ve daha birçok temel bilgiler verecektir.