Ortadoğu’da İran Başka Hiçbir Ülkeye Benzemiyor

Ortadoğu denildiği zaman akla hep bir iç savaş ve kaos gelir. Turizmden uzak, tehlikeli olduğu sanılır. Pekala, Ortadoğu’da bazı ülkeler bu şekilde olabilir. Örneğin yıllardır süren ve bitmek bilmeyen Suriye meselesi. Ancak, Suriye’de yaşanılanları tüm Ortadoğu ülkelerine mal edemeyiz. Örneğin bir Filistin, Lübnan ve hatta Pakistan bile güvenle gezilebilecek ülkeler arasında.

Fakat Ortadoğu’da İran’ı ayrıca değerlendirmeliyiz. Bu ülkeyi diğer Ortadoğu ülkelerinden ayıran pek çok neden var. Bu nedenler nelerdir, İran’ı neden görmeliyiz, insanları ile iletişime geçmeli, yemeklerini tatmalıyız vs. gelin hep birlikte bir bakalım…

Öncelikle, İran uzun süredir siyasi, diplomatik ve turizm alanında izole olmuş bir ülkeydi. Bugün İran, kültürleriyle olduğu kadar misafirperverliğiyle de gurur duyan bir millettir. Yabancı turistlere de haklı gurur duydukları tüm zenginliklerini göstermek için sabırsızlanıyorlar.


Böldüğüm için özür dilerim. İran gezilerimden notlar, fotoğraf ve videolar paylaştığım içerikleri ilk okuyan kişi olmak istemez misiniz? O halde bültene abone olun! İstenmeyen (spam) içerikler göndermiyorum, doğrudan gelen kutunuza en yeni içerikler ve İran gezi ipuçlarını içeren bilgiler gönderiyorum. Teşekkürler!

Instagram – Facebook – YouTube


İkinci olarak, İran nispeten yeni bir turist destinasyonu. Batı ülkeleriyle kıyasladığımızda, İran, her yıl küresel turizm pastasından belki de çeyreğin çeyreği olan dilimi kapabiliyordu. Fakat bugün İran, dört mevsim ziyaret edilen bir ülke haline geldi.

Güvenlik noktasında Ortadoğu’nun kalbinde böyle bir ülkenin son derece güvenli olduğunu hiç gitmeyen birine söylediğimde bana hep gülerdi. Ancak durumun hiç de böyle olmadığını kendisine anlattığımda ikna etmek güç olsa da, ülke hakkında anlattığım bilgilerle İran’a olan bakış açıları değişiyordu. Öyle ki, bana gelen bazı yorum ve maillerde İran’a gitmeye çok korktuklarını söyleyenler de oluyordu. Bu kişilere durumun hiç de böyle olmadığını anlatmaya, bu web sitesi üzerinde yazılar yazarak ifade etmeye çalışıyorum. Ve en güzeli de, hiç gitmem diyen veya çok korkuyorum diyenlerin gidip tekrar döndüklerinde anlattıklarını, heyecan ve mutluluklarını gördüğümde durumun hiç de böyle olmadığını bizzat kendileri söylüyordu.

İran gezilecek yerleriyle de son derece büyüleyici ve insana manevi anlamda pek çok değer katan kültürel miraslar bütünüdür. İsfahan’ın Zayende Nehri üzerindeki göz alıcı köprüleri, şehrin tam merkezinde dünyanın sayılı büyük meydanlarından biri olan İmam Meydanı ve ülke geneline yayılmış sayısız kültürel mirasları…

Örneğin, Şiraz’daki Hafız’ın Türbesi de mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. İran hakkında bir araştırmaya kalksanız mutlaka “İran’da yapılacak en iyi X şey” listelerinde mutlaka bu gibi yerler yer alıyordur. 14. yüzyıl Hafız’ın şiirleri, İran’ın bugünkü yaşam tarzında önemli bir rol oynamaktadır. Yılın en uzun zamanı olan Yelda gecesinde okurlar; teselli arayan sevgililer, geleceği hakkında endişe duyan gençler, öğrenciler hep buraya akın ederler. Burada İranlıların kalabalığını görebilir, gerçek İran hakkında bir fikir edinebilirsiniz.

Asırlık camileri veya M.Ö. dönemlerde inşa edilmiş Persepolis’i ziyaret etmek yine gerçek İran’ı tanımak, yaşamak için mutlaka görülmeli. İran’da her şehir kendi tarihine, kültürüne ve etnik kökenine sahip. Şiraz’da Pers kültürünü görebilir, Pers medeniyetinin doğduğu yerleri ziyaret edebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yine bir başka görülmeye değer şehirlerden biri olan Yezd’de, İran’daki Zerdüşt inancı hakkında bilgi edinebilir, Sessizlik Kuleleri’ni ziyaret edebilirsiniz.

Bu şehirler dışında kalan yerler görülmeyecek anlamına gelmiyor. Gilan Eyaleti ve Kuzistan Eyaletlerini de görmek isteyebilirsiniz.

İran’da küçük kırsal alanlar, köy yerleri, büyük yerleşim yerlerinden daha otantik görünüyor. Ancak tüm bu zenginlikler gerçek İran’ın bir parçası. Örneğin, Tahran Kapalı Çarşı, Kirmanşah’ın yerel pazarından daha fazla turistik cazibe merkezi olarak kabul edilir fakat İran’ın farklı etnik gruplarının en zengin örneklerini görebileceğiniz yer Kirmanşah yerel pazarıdır.

Ayrıca muhtemelen Hürremabad’daki Falak-ol-Aflak Kalesi’ni görseniz, kalabalık bir Persepolis’ten daha otantik hissine kapılırsınız. İşte, gerçek İran deneyimini yaşamak için bu ülkeye biraz süre tanımalı ve 10 gün ve üzeri gezmelisiniz.

Otantik, gerçek İran’ı tecrübe etmenin en iyi yolu bu ülkede mümkün olduğunca birkaç hafta kalıp farklı şehir ve kırsal yerleri gezmeniz yönünde olacaktır. İran kültürü hakkında daha fazla bilgi edinmek için yazdığım diğer yazıları mutlaka okuyun. İran misafirperverliği özellikle İran kültürünü tanımanız için size yardımcı olacaktır.

Ve elbette her ülkenin kendi kuralları, yasaları var. İran’ın da kendine has bazı kuralları var. Bunları da bilmeniz İran gezinizi daha keyifli kılacaktır. Bunun için yazdığım “İran’a gitmeden önce bilmeniz gerekenler” başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

İran hakkında sorularınız olabilir. Sormaktan çekinmeyin. Site içerisinde yer alan yazılardan herhangi birine İran hakkında merak ettiğiniz soruları yorum kısmından bana yazarak iletebilirsiniz.

Cevapla