İnsanların İran’ı Merak Etmelerinin Arkasında Yatan Sır Nedir?

İran’ın Batı’da çok olumlu bir üne sahip olmadığı aşikar. Arkadaşlarınızdan birine, İran hakkında ne düşündüklerini sorun, kesin olarak şu anki rejimden, A.B.D ile olan çekişmelerinden, nükleer silahlar ve savaşlar hakkında bahsedeceklerdir. Çünkü medyada gördükleri bunlardan ibaret(!). Onlara İran’a gitmek hakkında düşüncelerinizi sorun, size başka bir soru ile cevap verirler: “Başka yer mi yok? Neden İran’a gitmek istiyorsun ki?”

Bu sorunun üzerine onlara sadece İran’ı ziyaret etmeyi planladığınızı söyleyin. Ciddi olduğunuzu anladıktan sonra, sizi bu yolculuğa çıkmamanız için çeşitli telkinlerde bulunacaklardır. 🙂

Tamam, belli ki bu tepkiler tamamen ön yargıdan ibaret ve biraz aşırı gözüküyor. Ancak çoğu insanın yalnızca İran’a seyahat edeceğimi söylediğimde verdiği cevap buydu. Arkadaşlarımın birçoğu planlarımı değiştirmemi istemişti. Fakat içlerinde “çok cesur” olduğumu söyleyenler de yok değildi.

Cesur?

2014 yılı.

Hayatımda ziyaret ettiğim diğer tüm ülkeler arasında, hiçbir yerde insanları İran’dan daha fazla misafir edici bulmadım. Abartmıyorum!

Orada yaşadığım sıcaklık ve misafirperverlik şaşırtıcıydı. Zor bir yolculuk olmasını beklediğim 44 saatlik İstanbul-Tahran yolculuğum bile yaşadığım en kolay ve en keyifli seyahat deneyimlerinden birine dönüşmüştü. Gittiğim her yerde insanlar benimle konuşmaya, etrafımda dolaşmaya ve ülkelerinde kolaylıkla ve güvenle gezinmeme yardım ediyorlardı.

İran halkının muhteşem misafirperverliği, etkileyici tarihi yerler, güzel manzaralar ve lezzetli yemekler sunan mutfağı, İran’ı turizmin en değerli taşlarından biri yapıyor. Bütün bunlar açısından “araştırmacı ve bilinçli” turistler İran’a akın ediyor. İran’da seyahat endüstrisi son 5 yılda hiç olmadığı kadar artmış durumda. Şimdilik, İran turizm dünyasında bir sır olarak kalmaya devam ediyor ve nispeten az sayıda turist, İran’ın her yıl sunduğu eşsiz güzellikleri keşfetme şansını elde ediyor.

Nitekim, altın sarısı çöl tepelerinden karlı dağ zirvelerine, yoğun ormanlık alanlarından küçük köylere ve devasa modern şehirlerine kadar uzanan yerlerde bulunan manzaraları, tarihi eserleri pek çok insanın zevkine göre bir şeyler sunuyor. İster turist olun ister gezgin. İran size beklediğinizden daha fazlasını vereceğine emin olabilirsiniz.

Tahran Seyahat İpuçları

Tarihi geçmişi, zengin kültürü ve yüksek enerjisiyle İran’ın başkenti Tahran’ı ziyaret etmek heyecan verici olsa gerek?

Bazıları yoğun ve aşırı kirliği olduğunu düşünürken, Tahran’ı güzel bir şehir olarak bulmuştum. Tabi hava kirliliği konusunda ben de aynı düşüncedeyim. Elbruz Dağları’nın karlı zirveleri, şehrin etrafında hızla dolaşan kalabalıklara karşı büyüleyici ve huzurlu bir zemin oluşturuyordu.

Ve bazen Tahran’ın sokaklarında tek başıma yürürken boğulmuş hissetmeme rağmen, tek yapmam gereken acele ile koşuşturan insanları izlemekti ve sıcak bir gülümsemeyle karşılanacağımdan emin olmaktı. Hatta bazı insanlar durup bana nereli olduğumu soruyor ve bir yeri arıyorsam adres konusunda yardıma hazır olduklarını gösteriyorlardı. Böyle bir misafirperverlikle, herhangi bir turistin Tahran’da kaybolması kesinlikle mümkün olamaz!

İsfahan Seyahat İpuçları

İsfahan, tarihin, sanatın ve kültürün ana merkezi. Bir zamanlar dünyanın en büyük şehirlerinden biriydi; muazzam Nakş-ı Cihan Meydanı’nı (İmam Meydanı) ve sayısız tarihi yerlerini ziyaret etmek İsfahan’da yapılacak başlıca şeylerden yalnızca birkaçıdır.

Şehirde ziyaret etmek istediğiniz tüm yerlerin bir listesini incelediğinizde, muhtemelen kendinizi İsfahan Nısf-ı Cihan “Dünyanın Yarısı” olarak adlandıran yerlilerle aynı fikirde olacaksınızdır.

Yezd Seyahat İpuçları

Yolculuğumun en keyifli duraklarından biri de Yezd şehriydi. Konuştuğum her İranlı, ya Yezd’i sevdiklerini ya da henüz Yezd’e gitmediklerini ama gerçekten gitmek istediklerini söylüyorlardı.

Yezd, üç bin yıl öncesine dayanan bir geçmişi olan uzak bir çöl şehridir. Pers mimarisinin bir merkeziydi ve İranlılar, onun gibi başka bir yer olmadığını söylüyorlar.

Şiraz ve Persepolis

Pers’in antik başkentinin kalıntıları, modern Şiraz şehrinin sadece 50 kilometre dışında kalıyor. M.Ö. 519’a dayanan kalıntıları ile Persepolis, tarihle biraz ilgilenen herkes için İran’da mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

Nitekim, antik Persepolis anıtlarına “harabeler” demek, kentin kalıntılarının muhteşem ve heybetli olduğundan yanlış bir tanımlama olacaktır.

İran Seyahatinizi Planlayın

İran, Türkiye vatandaşlarına 3 ay (90 gün) süreyle vizesiz bir ülkedir. Uçakla gidebileceğiniz gibi, karayolu ile Van, Hakkari veya Ağrı üzerinden İran’a giriş yapabiliyorsunuz.

Ayrıca, Ankara kalkışlı Tahran varışlı trenle de ülkeye ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.